İran Rejiminin Ölümcül Tereddütü
- Kategori Haber ve Yorum
- |
Haber-Yorum
İran Rejiminin Ölümcül Tereddütü
Haber:
Trump, İran ile müzakere etme ve savaşı kendi şartlarıyla sona erdirme niyetini dile getirirken, Körfez ve Orta Doğu bölgesine yönelik ABD kuvvetlerinin önemli ölçüde artırıldığına dair doğrulanmış haberler arka arkaya geliyor; Yahudi varlığının kuvvetlerinin yeniden silahlandırılması ve konuşlandırılması da bu haberlerin arasında yer alıyor. Bunların en sonuncusu, yanından geçmesi tesadüf eseri bir çoban tarafından keşfedilen Irak çölündeki gizli askeri üs. Bu durum, ABD, Yahudi varlığı ve müttefiklerinin İran'a karşı yakında başlatabilecekleri sert bir saldırı hazırlığında olduklarını ortaya koyuyor.
Yorum:
İran rejimi, hem Allah ile hem de bölgedeki Müslüman halklarla arasını düzeltmiş olsaydı, ilk günlerinden itibaren savaşa karar vermede çok daha cesur olur, helak olmuş Yahudi varlığını ortadan kaldırır, Yahudi varlığının ve Amerika'nın, nükleer bombaların atılmasına kadar varabilecek sert tepkisine tahammül ederdi; çünkü o zaman İslam ümmetindeki etkisi ve halkların desteği, onun bekasını ve direnişini garanti altına alacaktı. Buna karşılık Amerika, tüm çıkarlarını, güvenliğini ve ekonomisini can çekişen Yahudi varlığı uğruna feda etmeyecek olan çıkarlar devletidir.
Ancak iki milyar Müslümanla, özellikle de çevresindeki ülkelerde düşmanlık tohumları eken ve hâlâ ekmeye devam eden İran rejimi, kendisini stratejik derinliğinden izole ederek, önceliğin velayet-i fakih projesinin bekası olduğunu ve bu projenin sona ermesinin her şeyin sonu anlamına geldiğini düşünmeye başlamıştır. Bu nedenle müzakere ve düşünülmüş tepkilerin hayatta kalma fırsatı olduğunu zannederek, bu savaşta işleri sonuna kadar götürme konusunda hâlâ tereddüt etmektedir!
Eğer bu rejim, taşıdığı iğrenç mezhepçi düşünceden dolayı Allah'a tövbe etseydi, bu düşünceyle ümmetin geri kalanından kopup, hatta ümmetin ezici çoğunluğuna düşman olmasaydı, Amerika'nın ümmete karşı savaşında ona destek verdiğinden ve Amerika'ya Afganistan, Irak, Suriye ve diğer yerlerdeki yardımlarından dolayı tövbe ettiğini ilan etseydi ve döktüğü her masum kan damlasından, ihlal ettiği her Müslüman kadının ırzından ve yıkımına katkıda bulunduğu her Müslüman ülkeden dolayı pişmanlığını ilan etseydi, bölgedeki halklarla yeni bir sayfa açabilir ve kendisini içine hapsettiği yok oluş bekleyişi denklemini değiştirebilirdi.
İran’ın Yahudi varlığına ölümcül darbeler indirme konusunda tereddüt etmesinin nedeni, bu izolasyon durumundayken bu adımın bedelini ödeyemeyeceğinden duyduğu korkudur; onun düşüncesine göre bu bedel, onun için her şeyin sonu olabilir. Bu tereddüt, korktuğu şeyi belki geciktirebilir ancak onu değiştirmeyecektir; aksine savaşın kaybedilmesine ve yolunu şaşırıp hem kendisi sapan hem de başkalarını saptıran rejimin ölümüne neden olacaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Şeyh Adnan Mezyan




