- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt

بسم الله الرحمن الرحيم
Kim Gazze Halkını Savunursa Ona Cennet Vardır!
Mısır ordusu içindeki muhlislere, ümmeti savunmak için silah taşıyan kahramanlara, kalplerinde İslam'ın gururu ve izzetin coşkusu olanlara, bıçağın gırtlağa dayandığı, sıkıntıların şiddetlendiği, kuşatmanın sıkılaştığı ve erkek, kadın ve çocukların enkaz altında şehit düşüp bedenlerin hainlik ve ihanet ateşiyle yandığı ve Müslümanların katliam, açlık, yerinden edilme ve göç arasında sıkışıp kaldığı Gazze'de ve mübarek topraklarda yaraların daha da derinleştiği bugün, sizlere sesleniyoruz.
Ey Kinane ordusu, ey Selahaddin’in torunları ve ey elinde güç ve nusret olanlar; artık harekete geçmenizin zamanı gelmedi mi? Artık taşıdığınız bu silahı, zalimlerin tahtlarını korumak ve Sykes-Picot sınırlarını korumak için kullanmak yerine zalimlere karşı kullanmanın zamanı gelmedi mi? Artık Gazze ve tüm Filistin'deki halkınızın başına gelenlerden dolayı damarlarınızdaki kanın öfkeyle kaynamasının zamanı gelmedi mi?
Ey Kinane ordusu içindeki İslam’ın evlatları; Gazze'deki kardeşleriniz gözlerinizin önünde katlediliyor, kuşatılıyor, aç bırakılıyor, evleri ve camileri yıkılıyor ve merhametsizce çocukları ve kadınları öldürülüyor; bütün bunlar ise sizin hakkınızda ne bir ahit ne de bir anlaşma gözetmeyen ve uluslararası kılıf ve yöneticilerinizin komplosuyla öldüren ve yok eden Yahudilerin eliyle gerçekleşiyor; ama sizler hâlâ kışlalarınızda oturuyorsunuz ve bu kanlar sizleri harekete geçirmediği gibi yetimlerin ve yaslıların çığlıkları da sizleri tahrik etmiyor!
Bugün Gazze'de yok edilenler sizin din kardeşleriniz değil mi? Onlar sizin ümmetinizin ve akidenizin evlatları ve izzet ve onurunuz bir uzantısı değil mi? Sizler dinlerini ve ümmetlerinin onurunu düşmanlarına satan yöneticilerden emir alarak sessiz kalırken, onların sabah akşam öldürülmelerine nasıl izin verebiliyorsunuz?
Sizin bir taş atımı ötenizdeki Gazze halkının başına gelen dehşeti görmüyor musunuz? Onlar aç kaldıklarında bu sizi mutlu eder mi? Onlar kaybolduklarında bu sizi hoşnut eder mi?!
Ey Kinane askerleri, ey Amr İbn As, Kutuz, Baybars ve Kalavun'un torunları ve ey Haçlıların kalelerini yıkan ve Tatarları yenilgiye uğratan ordunun çocukları; Gazze'deki kardeşleriniz sizlere haykırırken, ordunuzun bugün zillet ve aşağılama anlaşmalarının bekçisi olmaları, sömürgecinin ümmetin parçalanmış olarak kalması için koymuş olduğu sınırları korumaları ve düşmanların elçiliklerini muhafaza etmeleri akıl işi midir?
Selahaddin bunu kabul eder miydi? Muzaffer Kutuz ya da Baybars bu zulme karşı sessiz kalırlar mıydı? Hayır Vallahi; bilakis ordularını toplarlar, aslanlar gibi seferber olurlar ve Allah'tan başka hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadan mübarek toprakları saldırganların kirinden temizlerlerdi.
Ama siz ey Mısır askerleri; Allah size güç ve kuvvet bahşedip içinize şehamet ve asalet yerleştirdi ancak sizi yöneten fasit rejim, sizleri zincirlemekte, maaş ve ücretlerle sizleri oyalamakta ve ümmeti, onun kutsallarını, kanını ve onurunu savunma görevinizi yerine getirmenizi engellemektedir.
Ey Kinane kahramanları; bugünkü vacibiniz, gün ışığı gibi apaçık ortadadır ki onlar şunlardır:
1. Sizinle Gazze'nin arasını ayıran yapay sınırları yıkmak, bu sınırları kuşatmayı sıkılaştırmak ve Müslümanları aç bırakmak için kullanmak yerine geçişleri yardım ve destek için açmak.
2. Sadece Gazze'yi kurtarmak için değil, aksine nehrinden denizine kadar tüm Filistin'i kurtarmak için mübarek topraklara doğru derhal harekete geçmek.
3. Sizin kardeşlerinizi yüzüstü bırakmaya zorlayan zalim emirleri reddetmek ve kutsal vacibinizi yerine getirmenizi engelleyen bu hain rejimi yıkmak için çalışmak.
4. İslam ümmetinin düşmanlarıyla ittifak kurmak yerine İslam ümmeti ile omuz omuza vermek ve saflarınızı sömürgeciliğin bayrakları altında değil İslam'ın sancağı altında birleştirmek.
5. Müslüman orduları, Allah yolunda savaşacak, gasp edilen toprakları kurtaracak ve Yahudi varlığını tamamen ortadan kaldıracak muhlis bir liderlik altında bir araya getirecek Raşidi Hilafeti kurmak için çok çalışmak.
Ey Kinane askerleri; Allah’ın şu kavlini okumadınız mı: إِن يَنصُرْكُمُ اللهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ “Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur.” [Al-i İmran 160] Ya da Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadisini işitmediniz mi: مَا مِنْ امْرِئٍ يَخْذُلُ امْرَأً مُسْلِماً فِي مَوْضِعٍ تُنْتَهَكُ فِيهِ حُرْمَتُهُ وَيُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ إِلَّا خَذَلَهُ اللهُ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ فِيهِ نُصْرَتَهُ، وَمَا مِنْ امْرِئٍ يَنْصُرُ مُسْلِماً فِي مَوْضِعٍ يُنْتَقَصُ فِيهِ مِنْ عِرْضِهِ وَيُنْتَهَكُ فِيهِ مِنْ حُرْمَتِهِ إِلَّا نَصَرَهُ اللهُ فِي مَوْطِنٍ يُحِبُّ نُصْرَتَهُ “Her kim bir Müslümanı saygınlığının kaybolması, şerefinin elden gitmesi söz konusu olan bir yerde yardımsız bırakırsa, Allah da onu kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yalnız bırakır. Kim de bir Müslümana şerefinin elden gitmesi ve saygınlığının yitirilmesi söz konusu olan bir yerde yardım ederse, Allah da ona kendisine yardım edilmesini çok arzu ettiği bir yerde yardım eder.”
Bugün Gazze halkının kınamaya, eleştirmeye, Yahudilerin süngüsü altında gıda yardımına, boş yere yapılan konferanslara ihtiyacı yoktur; aksine Gazze halkının, kendilerine yardım edip kurtaracak kahraman adamlara ihtiyacı olduğu gibi sloganlardan ziyade eyleme dönüşecek samimi bir yiğitliğe ihtiyacı vardır.
Peki sizler tüm bunların neresindesiniz? Mübarek toprakların gasp edilmesine ve içindeki Müslümanların yok edilmesine seyirci mi kalmaya razı mı olacaksınız? Tarihin sizi izzet ve şeref sayfalarına kaydetmek yerine zillet ve boyun eğme sayfalarına kaydetmesine razı mı olacaksınız?
Ey Mısır ordusunun kahramanları; bugünden sonra sizin için hiçbir mazeret yoktur; zira Gazze'de işlenen suçlar artık sessiz kalınamayacak bir seviyeye ulaşmış ve kuşatma insanın dayanamayacağı bir sınıra dayanmış olup kardeşlerine destek olmaya gücü yettiği halde bunu yapmayan herkes suça ortaktır ve dökülen her kandan, öldürülen her çocuktan ve yıkılan her evden Allah huzurunda sorumludur.
Bugünden sonra sizin için hiçbir mazeret yoktur; ya ümmetinizin saflarında olur ve kardeşlerinizi desteklemek için harekete geçersiniz ya da hareketsizliğin ve ihanetin günahını çekersiniz.
Ey Kinane askerleri; bugün sizin gününüzdür ve Allah yolunda cihat etme şerefine, İslam'ı ve Müslümanları savunma şerefine, batıla karşı hakka yardım etme şerefine nail olmak amacıyla bu sizin için bir fırsattır.
O halde pişmanlığın hiçbir fayda vermeyeceği gün gelmeden önce bugün harekete geçin; zira Gazze halkını savunan kimseyi cennet beklemekte, ümmetinizin izzeti sizleri beklemekte ve tarih bir sonraki parlak sayfanızı beklemektedir.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَى تِجَارَةٍ تُنجِيكُم مِّنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ * تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُجَاهِدُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ بِأَمْوَالِكُمْ وَأَنفُسِكُمْ ذلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
“Ey iman edenler! Sizi elim bir azaptan kurtaracak ticareti haber vereyim mi? Allah’a ve Rasulü’ne inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” [Saff 10-11]
Allah’ım tebliğ ettim mi… Allah’ın Sen şahit ol.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Said Fazıl - Mısır