- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt

بسم الله الرحمن الرحيم
Yahudi Varlığı Kinane Ordusundan Korkuyor..
Ey Mısır'daki (Dünyanın Anası) Güç ve Kuvvet Ehli, İcabet Edecek Kimse Yok Mu?!
İbrani basınına göre, Yahudi varlığı ordusunun görevden ayrılan Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, “Mısır'dan gelen güvenlik tehdidi” olarak adlandırdığı durumla ilgili endişelerini dile getirerek, şu anda Tel Aviv için bir tehdit oluşturmadığını ancak durumun “bir anda değişebileceğini” söyledi. Özel İbrani Kanalı 14'ün ifade ettiğine göre bu, Holon (Yazur) kentindeki subay mezuniyet kursunda yaptığı açıklamalarda yer aldı.
Bu, son zamanlarda bir Yahudi varlığının yetkilisinin Mısır'ın askeri durumuyla ilgili endişelerini açıklaması ilk kez olmuyor; zira Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon da Mısır ordusunun silahlanmasıyla ilgili endişelerini dile getirmişti. Zira Ocak 2025'in sonunda Danon şunları söylemişti: “Bölgede herhangi bir tehditle karşı karşıya olmamasına rağmen o halde neden (Mısırlılar) tüm bu denizaltılara ve tanklara ihtiyaç duyuyorlar?” Ve şöyle devam etti: “Biz bu konuda çok endişeliyiz.” “Bu bizim önceliklerimizden biri değil ve bunu söylemek zorundayız” dedi. Genelkurmay Başkanı sözlerine şöyle devam etti: “Mısır'ın büyük bir ordusu var. Gelişmiş silahları, gelişmiş uçakları, gelişmiş denizaltıları ve füze gemileri var. Çok sayıda gelişmiş tankları ve kara kuvvetleri birlikleri var.” (Anadolu Ajansı, 27/02/2025)
“Mısır dünyanın anasıdır” sözünü sık sık duyarız ve gerçekten de o dünyanın anasıdır; zira coğrafi ve jeopolitik konumuna bakarsanız, bu sözü doğrularsınız. Dolayısıyla Mısır dünyanın anasıdır; çünkü dünyanın kalbinde yer almakta olup coğrafi olarak Orta Doğu'nun merkezindedir; zira Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz'den Kızıldeniz'e, Pasifik Okyanusu'na, Hint Yarımadası ülkelerine, Japonya'ya, Avustralya'ya ve Endonezya'ya kadar tüm dünya ile önemli bir su bağlantısına sahiptir. Akdeniz'den Atlas Okyanusu'na, Batı Avrupa ve kıyılarına, İngiltere ve Baltık Ülkelerine, Amerika ve Batı Afrika'dan Sierra Leone, Liberya, Kongo ve Angola'ya kadar dünyanın su gerçekliğini kontrol eden bir denge merkezi gibidir. Dolayısıyla burayı kim kontrol ederse, bölgedeki dünya hareketinin bir kısmını da kontrol edebilir.
Jeopolitik olarak; inisiyatife sahip olan kimse, güçlü bir baskı kartını temsil eder; eğer onu kontrol edebilirse, o zaman zaferin anahtarı ve dünyanın anası olan Mısır'a sahip olan kimsenin kolu olur.
Yahudilerin görevden ayrılan Genelkurmay Başkanı'nın açıklaması, varlıklarının umutlarının parçalanmasına, komşu ülkelere karşı güvenliğinin kırılmasına, onun kalıcı olarak ortadan kaldırılmasına ve varlığının silinmesine yönelik gerçek bir korkuyu ve uzun vadeli stratejik bir boyutu yansıtmaktadır. Bu korku, bu mutant varlığın askeri ve siyasi liderliğinin koridorlarında derin bir saplantı oluşturmaktadır.
Her ne kadar bu konunun önceliklerinden biri olmadığını idrak edip iddia etse de, ancak varlığının gerçekliğine dair bilgisi onu bu açıklamayı yapmaya zorlamış ve kırılgan buluntu varlığının geleceğine dair bir güvenlik okuması yapmıştır; zaten Müslümanların başındaki yöneticilerin ihaneti ve Amerika ve Avrupa'nın ipi-yardımı olmasaydı, şimdiye kadar yok olup giderdi. Aslında Yahudi varlığı, gerçekliğin tersine döndüğü bir saatte kendisi için bir çıkış yolu bulmaları amacıyla kendisini oradan buradan toplayıp getiren Amerikalı ve İngiliz efendilerine tehlike çanı çalmak istiyor ve bunun bir uyarı olmadan aniden gerçekleşebileceğini ifade ediyor; Herzi'nin korktuğu şey de işte budur.Bilakis varlığının uzun vadeli geleceğini güvence altına almak istiyor.Zira Yahudi varlığı, bu ümmetin dağınıklığını toplayıp bir araya getirerek ümmeti Ukab Raye'si altında birleştirdiğinde, tek bir Halife'nin Allah'ın Kitabı ve Rasulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sünneti ile yönettiğinde ve Yahudi varlığına karşı cihat ilan ettiğinde bölgede büyük bir fark yaratacak olan Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti devinin gelişinin farkında olduğu gibi İslam ümmetinin ona karşı dayanışmasının, Mısır'ın yeteneklerinin bölgeye yönlendirilmesinin ve bunun Yahudiler üzerindeki etkisinin boyutunun da farkındadır.
Yahudi askeri liderlerinin, İsra ve Mirac topraklarındaki zorla ikametlerinin sona erecek karanlık varlıklarının geleceğinin farkında olmaları ama bizim, aşamanın büyüklüğünün ve özellikle Müslüman ülkelerdeki güç ve kuvvet ehli, özellikle de Yahudilerin ya da Amerika'nın Kinane'si değil de, Allah'ın Kinane'si olan dünyanın anası (Mısır) olmak üzere bunun ümmetin lehine geliştiğinin, zafer saatinin geldiğinin, artık zamanın da geldiğinin, ümmetin hazır olduğunun ve önceki şartların değiştiğinin farkına varmamamız gerçekten üzücüdür; işlerin dizginleri sizin elinizde ey güç ve kuvvet ehli; o halde rütbe sahibi kardeşlerim neyi bekliyorsunuz?
Yahudi varlığı başına gelecekleri hissetmeye başladığı gibi ikamet döneminin sona erdiğini de hissetmeye başlamıştır; peki sizler ne yapıyorsunuz? Nitekim bizim için altın tepside sakin bir siyasi okuma sunmuştur; bu ise manevra ve istidrac (bir kimseyi, kendi arzusuna göre bir noktaya kadar götürüp, sonunda felâkete atmak) babından değildir; ancak Yahudi askeri liderlerin içinde yaşadıkları gerçekliğin doğruluğu, yaklaşmakta olan yok uluşun ve binalarının yapısının temellerinden yıkılacağının idrak edilmesi bakımından çok dikkatli bir okumadır; zira Aksa Tufanı operasyonu ile başlayan bölgedeki gelişmelerin, Suriye'nin direniş fikrinin gitmesinin, İran'ın Lübnan partisinin ölümünün ve en uzak batıdan en uzak doğuya kadar Müslümanların huzursuzluğunun ardından, dünyayı ve içindeki münafıkları ve kafirleri sarsan bir kükreme olmuştur. Nitekim böyle bir okuma, güç ve kuvvet ehlinin adımlarını hızlandırmaya, önce Allahu Teala'ya sonra da siyasette deneyimli, uzun bir geçmişi olan ve aşamayı mükemmel bir şekilde idare edebilecek bir partiye, yani Hizb-ut Tahrir'e güvenmeye teşvik etmelidir.
Mısır halkı, Yahudilerin mübarek topraklar olan Filistin'deki Müslüman kardeşlerine karşı işledikleri suçlardan dolayı yıllardır çektikleri acıyla kıvranmakta ve bunu an be an yaşamaktadırlar; bilakis ayrım gözetmeksizin tüm İslam ümmeti, güç ve kuvvet ehlinin Nübüvvet Minhacı üzere Hilafeti ilan etmelerini ve şöyle demelerini beklemektedir; Beyaz Saray, Kremlin ve İngiliz Avam Kamarası lobilerinde ümmetin kanını satan hain yöneticilerle artık bağlar kopmuştur. Hatta bu yöneticiler daha da ileri giderek kendilerini Yahudileri korumaya adamışlar ve ayakları çarpık koltukları karşılığında ümmetin servetlerini, hatta ümmetin azim İslam dinini satmışlardır. O halde ey Kinane Mısır (dünyanın anası) topraklarındaki güç ve kuvvet ehli, haydi Rabbinize icabet ederek ümmetinize yardım edin.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
“Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasulü’ne icabet edin. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Şeyh Muhammed Semâni