Perşembe, 05 Şevval 1446 | 2025/04/03
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Husiler ve Sahte Petrol Sorunu

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Husiler ve Sahte Petrol Sorunu

Haber:

Sahte petrol sorunu, Sana'da ve Husi kontrolündeki bölgelerde yaşayan halkın karşı karşıya kaldığı yeni bir kriz olarak ortaya çıkmıştır; zira kısa süre önce dağıtılan bu petrol, kullanımı nedeniyle çok sayıda aracın bozulmasıyla halkın büyük maddi kayıplar yaşamasına neden olmuştur; nitekim araştırmalar, Hudeyde limanına büyük miktarlarda kalitesiz benzin taşıyan LOVE gemisinin bu krizin odak noktası olduğuna işaret ediyor. (Yemen Press)

Yorum:

LOVE gemisi, 26 Aralık 2024'te Hudeyde'deki Ras Isa limanına 60.639 ton petrolle ulaştı ki bu daha önceki ithalatlara kıyasla eşi benzeri görülmemiş bir miktardır.Zira Hudeyde'ye ulaşmasından bugüne kadar başka hiçbir tankerin boşaltma rıhtımına girmemesi, tüketicileri doğrudan etkileyen krizde bazı tarafların parmağı olduğuna dair şüpheleri güçlendirmektedir. Sana ve çevre bölgelerde yüzlerce aracın arızalanmasının ve insanların bu yakıtı kullanmaları sonucunda maddi kayıplara ve önemli risklere maruz kalmalarının ardından, Husilerin kontrolü altında bulunan Sana'daki petrol şirketi, standart dışı benzinin yayılmasının ardından insanlara uyarılarda bulunmuş ancak petrol tesislerinin ve laboratuvarların tahrip edilmesini istismar ederek piyasaya sahte yakıt sürenlere karşı başka bir rol üstlenmemiştir;zira petrol ithalat izinlerinin verilmesinden, petrolü ve dağıtımını denetlemekten sorumlu olan bu şirket, görevini ihmal eden petrol şirketini sorumlu tutmamakta, sorumlulara karşı gerekli önlemleri almamakta ve insanların bu yakıtı kullanmaları sonucunda uğradıkları zarar ve ziyanı tazmin etmemektedir.

İslam akidesinin fiili otoriteye (Husiler) yüklemiş olduğu vacip, dinlerinin ve akidelerinin hükümlerine göre insanların işlerini gözetmektir; bu ise insanların mallarını ve canlarını korumayı, üzerlerine yöneticileri olmaları nedeniyle insanların karşılaşmış olduğu zarar ve ziyanı tazmin etmeyi ve sahte yakıtın ithalatına ve piyasaya sürülmesine karışanları sorumlu tutmayı kapsamaktadır. Sadece bu kadar da değil, bilakis İslam'ı hayatın her alanında kamil bir şekilde uygulamaları gerekmektedir. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler zalimlerdir” [Maide 45]

Ancak Müslüman ülkelerin başındaki istisnasız diğer tüm yöneticiler gibi Husiler de, dini devletten ve hayattan ayıran laik kapitalist sistemin hükümlerini benimsiyorlar ve Sykes-Picot Anlaşması ile sömürgeci kafirin dayattığı sınırları tanıyarak ve petrol ve diğer madenler de dahil bireysel mülkiyet, devlet mülkiyeti ve kamu mülkiyeti olmak üzere üç mülkiyeti benimsemeyerek Müslüman ülkelerin bölünmesini kabul ediyorlar; bu yüzden Kerim Peygamberimiz Aleyhi Efdalu's Salati ve Ezke et-Teslim'in müjdelediği Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafet kurulmadıkça İslam kamil bir şekilde tatbik edilmeyecektir. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِSonra (yeniden) Nübüvvet Minhacı Üzere (Raşidi) Hilafet olacaktır.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdullah el-Kadi – Yemen

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER