Çarşamba, 21 Zilkâde 1445 | 2024/05/29
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Yahudi Varlığını Ortadan Kaldırmaktan Başka Bir Çözüm Yoktur!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Yahudi Varlığını Ortadan Kaldırmaktan Başka Bir Çözüm Yoktur!

Haber:

Yahudi varlığının Başbakanı, Gazze’deki savaşçıları ortadan kaldırmak için savaşa devam edeceğini, çünkü savaşın varlık için hayati olduğunu, bundan sonra kendisini Lübnan’a, onun savaşçılarına ve Yahudi varlığını tehdit eden tüm taraflara adayacağını, Amerikalılar kendilerine yardım etmese bile tırnaklarıyla savaşacaklarını söyledi.

Yorum:

Netanyahu'nun söylediği şeyler, Biden ve onun Dışişleri Bakanı’nın, Netanyahu’nun Refah’a geniş çaplı bir saldırıya karar vermesi halinde, sonuçları hesaplanmayan bu saldırının önce sivillerden, sonra da bölgedeki kargaşadan korktuklarını iddia ederek bazı saldırı silahlarını göndermemeye çalışarak varlığa baskı yapmayı açıklamalarının ardından geldi.

Gerçek şu ki Yahudi varlığı, Aksa Tufanı operasyonu ve bunun çeşitli düzeylerdeki yansımaları sonrasında, önünde ve arkasında tüm Batı olduğu halde örtbas etmeye çalıştığı acı gerçekle karşı karşıya kalmıştır. Zira her ne olursa olsun ve uzak ve yakın geçmişte yalan ve iftirayla Yahudi ordusunun yenilmez olduğu vehmine düşmüş olsalar ve başta Ürdün, Mısır, Suriye, Lübnan ve tüm bölge olmak üzere Filistin'i kuşatan Arap yöneticilerin ihanetinin etkisi altında geçmişte olduğu gibi, bütün Müslüman orduları onun için savaşmak için etrafında toplansalar da İslam ümmeti onun varlığını asla kabul etmeyecektir!

Evet, Aksa Tufanı gerek bu varlığa gerekse tüm Batı'ya güçlü bir şamar indirmiş ve onlara İslam ümmetinin henüz ölmediğine, aksine onların zannettikleri gibi uyumadığına ve politikacılar, ajanlar, diğer medyacılar, saray mollaları, yenilgiye uğramış partiler ve ister iyi niyetle isterse kötü niyetle olsun çoğu laik ve ajanlardan oluşan sözde aydınlar yoluyla ümmeti bu şekilde kandırdıklarına dair bir mesaj vermiştir.

Her bilinçli ve samimi Müslümanın nefsini üzen şey,mübarek Filistin’i gasp eden düşman varlığın sözde Başbakanından böyle sözler işitmektir; zira o, kendisinin ve askerlerinin çekmiş olduğu acıların ardından sonuna kadar savaşacağını, yani kendine göre bunun hayati bir savaş olduğunu söylüyor. Dolayısıyla günümüz dünyasında benzeri çok az olan onun bu kahramanlığı, Amerika’yı ve tüm Batı yöneticilerini şaşkına çevirmiştir.

Bu nedenle Yahudi varlığının ve onunla birlikte tüm Batı’nın, meselenin, kendi geçici varlığı için hayati önem taşıdığı ve sadece sömürgecilikle, öldürmekle, kan emmekle, ülkenin servetlerini çalıp parçalamakla ve ister nefret dolu mezhepsel, ister etnik, isterse Müslümanlar olarak bizim aramızda oluşturulan hayali sınırlar yoluyla olsun ümmet arasında hayali savaşlar ve anlaşmazlıklar oluşturarak yaşayan Batı’nın çıkarları için bir tehdit olduğu şeklinde anlamaları şaşırtıcı değildir. Zira Aksa Tufanından sonra bu sınırların kırılgan sınırlar olduğu, Müslümanların tek bir ümmet oldukları ve aralarındaki sınırların ortadan kaldırılmasının, şayet Müslümanlara bırakılmış olsa göz açıp kapayıncaya kadar yakın olduğu gerek Yahudi varlığı gerekse herkes için açığa çıkmıştır.

Bu nedenle Amerika, gelecekte Yahudi varlığına ve onunla birlikte tüm Batı’ya zarar verecek hesapsız bir adım atmaya kalkışmasınlar diye, onlar aracılığıyla Müslümanları tedip etmek için Gazze'deki ve mübarek Filistin'deki mücahitleri tedip etmeye karar vermiştir. Çünkü Ürdün, Mısır, Suriye, Lübnan ve Türkiye’deki hain ajan yöneticiler yoluyla gerçekleştirdiği planları ve uygulamalarına göre Amerika’nın kaderi hayal kırıklığı ve başarısızlık olacaktır. Nitekim bizler gerek kendi gerekse kamuoyu arasında emreden ve yasaklayan biri haline gelen Amerikalı efendilerinin talebine göre olan anlaşmazlıklarından korktuğumuz gibi Müslümanların başındaki yöneticilerin ittifak etmesinden de korkmaya başladık.

Düşman ve tüm İslam ümmetine güvenle diyoruz ki: Yahudi varlığıyla olan savaşımız izzetli, onurlu ve kararlı Gazze’de başlamış olup İslam ümmeti, kurtuluş için orduları harekete geçirecek muhlis ve bilinçli bir liderliğin rehberliğinde olduğunda bu varlık tamamen ortadan kalkmadıkça asla sönmeyecek ve onun yüklerini taşımayacaktır ki böylece; başta mübarek Filistin toprakları olmak üzere çalınan tüm İslami topraklar, Yahudilerin ve kâfir Batı’nın pisliklerinden kurtulacaktır.

Ümmet ve onun içindeki bilinçli muhlisler, güç ve kuvvet ehlinden olan karar sahibi kişilerin, İslam ümmetinin kurtuluş için üzerlerine düşeni yapmalarını beklemektedirler. Sadece bu şekilde kâfir Batı’ya ve Allah’ın izniyle, sonra da muhlis müminlerin kararlığı ile çok uzun sürmeyecek olan onun geçici mutant varlığına karşı gerçek bir tepki olacaktır.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Dr. Muhammed Nizar Cabir - Lübnan

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER