- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt

بسم الله الرحمن الرحيم
Özbekistan'da Ramazan "Farklı" Bir Şekilde Geçiyor!
Günlerdir dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, şevk ve istekle Ramazan ayı orucunu tutuyorlar ve bu faziletli aya sağ salim ulaştıklarından dolayı Allah'a şükrediyorlar. Bu günlerin fazileti hiçbir şeye denk değildir; zira gündüz açlığın lezzetini, yaratıcıdan ecir ummayı, camilerde ve evlerde gece namazı kılmayı sadece mümin hisseder. Özbekistan'daki Müslümanlar ise Ramazan ayına, sıkıntı ve tedirginlik hissederek başladılar.
Telegram'da Özbekistan halkı tarafından yayınlanan haberlere göre (resmi kaynaklar, Müslümanların acısını çektikleri sorunları, ülke içinde yaşadıkları baskı ve zulümleri yayınlamıyor tabii ki) Ramazan ayında Müslümanlara yönelik zulüm şiddetlenmiştir. Örneğin yerel bir polis memuru, askeri üniformalı diğer kişilerin eşliğinde, mübarek Ramazan ayının gelişini duyurmak için sokaklara asılan “Mübarek Ramazan” yazılı balonları ve pankartları kaldırmak için geldiler ve bu ülkede başka dinlerin temsilcilerinin de yaşadıklarını ve Özbekistan'da bunun mümkün olmadığını iddia ettiler. Aynı şekilde okullardaki öğretmenlerden, Ramazan ayının gelişini kutlamak için sınıflara asılan çeşitli süslemeleri ve balonları kaldırmaları talep edildi.
Ayrıca küçük çocukların ve 18 yaşına ulaşmış gençlerin teravih namazına gelmelerine izin verilmemekte ve namaz kılmak için camilere girmeleri engellenmektedir. Zira camilerin kapılarına özel muhafızlar yerleştiriliyor ve ayrıca bazı namaz kılan kişiler, teravih namazı kılmak için gizlice içeri giren çocukları ve gençleri dışarı atıyorlar. Bunun nedeni ise daha Ramazan başlamadan önce bile, cami imamlarının Cuma hutbelerinde sürekli olarak küçük çocukların teravih namazlarına katılmamaları ve bunun yerine okul ödevlerini yapmak için evde kalmaları hakkında konuşmalarıdır.
Ücretli imamlara gelince; bunun devletin bir emri olduğunu açıkça ifade etmediler (çünkü herkes çok iyi biliyor ki dinimizde çocukları ve gençleri camiden ve teravih namazından uzak tutmaya yönelik kesin bir emir yoktur); bu yüzden İslam şeriatında olmayan deliller getiriyorlar ve tüm güçleriyle çocukları camilerden engellemeye çalışıyorlar. Bilakis onlar, kerim sahabe Ömer ibn Hattab Radıyallahu Anh'ın şöyle dediğini iddia etmekten bile çekinmiyorlar: “Çocuklarınızı camilerinizden uzak tutun!”
Ayrıca kamu çalışanları ve öğretmenlerden teravih namazlarına katılmamaları talep ediliyor. Çoğunluğu Müslüman olan bir ülke olan Özbekistan'daki imamların, gelişmiş Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan milyonlarca kişi ve gençlerin İslam'a akın ettikleri bir zamanda gençlerin camilere girmesini engellemeleri gerçekten çok şaşırtıcıdır.
Allahu Teala'nın Kur'an-ı Kerim'de İslam ümmetini eğiten Rabbani âlimler olarak nitelendirdiği muhlis ve muttaki imamlar ve âlimler cami minberlerinden uzaklaştırılırken, aksine bazıları hapse atılıp diğer bazıları ise ülkeyi terk ederek yabancı ülkelerde yaşarlarken onların minberlerdeki yerlerini devletin çıkarlarına hizmet eden ajan imamlar almıştır. وَلَكِنْ كُونُوا رَبَّانِيِّينَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُون “Fakat “kitabı okuyup incelediğiniz ve öğrendiğinize göre Rabbani olun” derler.” [Al-i İmran 79]
İsrailoğullarının lanetlenmesinin sebebinin, onların Allah’ın şeriatını değiştirip kendi çıkarlarına uygun hale getirmeleri ve bazı hükümleri gizlemeleri olduğu bilinmektedir; bu nedenle dinleri konusunda insanların kafasını karıştıran bu imamlar, Allah'ın rahmet ve mağfiretini hak etme ve Ramazan ayında ateşten kurtulanlar listesinde yer alma fırsatını kaçırmaktadırlar.
Kur’an-ı Kerim, kıyamet gününün çok yakın olduğunu ve o gün ne malın ne de çocukların bir fayda sağlamayacağını açıklamıştır; o halde kendileri için ne olacağını hiç düşünmüyorlar mı?!
Dünyada meydana gelen olaylar, Allah'ın nusretinin çok yakın olduğuna, Allah'ın kendi dinini diğer tüm dinlere üstün kılacağına ve Müslümanlar için zafer ve iktidarın gerçekleşeceğine işaret etmektedir. İşte o gün geldiğinde, devrilecek, zelil ve hakir olacak bu güçlü ülkelerin yöneticileri, İslam ümmetinin adil mahkemelerinde yaptıklarından dolayı hesaba çekileceklerdir.
Bu nedenle ajan devletlerin yozlaşmış politikalarına hizmet etmek ve genç nesilleri İslam'dan alıkoymak için onların işledikleri büyük suçlara ortak olmak yerine siz ajan imamlara, hidayet yolunu takip etmenizi ve bizzat işgal ettiğiniz camilerin minberlerini ümmete hakkı ulaştırmak için kullanmanızı tavsiye ediyoruz; işte o zaman kıyamet günü parlayan yüzlerle diriltileceksiniz. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: فَإِيَّايَ فَارْهَبُونَ “O halde yalnız benden korkun!” [Nahl 51] Aslında bu tiran yöneticiler çok zayıftır ve yakında akıbetleri korkunç olacaktır.
İslam ümmetinin yeni nesli her geçen gün İslam'a daha da yaklaşmakta olup artan engellere rağmen ilim ve cami peşinde koşmaları her insanın gözüne hoş görünüyor; çünkü yarın İslam'ın sancağını dalgalandıracak olanlar, bu genç gruplar olacaktır. Görünen o ki bu, kâfir efendilerine samimiyet ve sadakatle hizmet eden Mirziyoyev rejimini derinden rahatsız etmiştir.
Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar Allah'ın nurunu söndüremeyeceklerdir. Zira Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يُرِيدُونَ أَن يُطْفِئُوا نُورَ اللَّهِ بِأَفْوَاهِهِمْ وَيَأْبَى اللَّهُ إِلَّا أَن يُتِمَّ نُورَهُ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ * هُوَ الَّذِي أَرْسَلَ رَسُولَه بِالْهُدَى وَدِينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدِّينِ كُلِّهِ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Kâfirler istemese de Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. O (Allah), müşrikler hoşlanmasalar da (kendi) dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulü’nü hidayet ve hak din ile gönderendir.” [Tevbe 32-33]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Muhlise Özbekî