Pazar, 20 Rabi' al-awwal 1441 | 2019/11/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
İskandinavya
Medya Bürosu

No: İS–BA–2019–MB–TR–06 H. 20 Safer 1441
M. Cumartesi, 19 Ekim 2019

Danimarka Hükümeti, İslam’a Karşı Değerler Mücadelesine Çağırıyor

15 Ekim 2019’da Kristelig Dagblad gazetesine verdiği bir röportajda Entegrasyon Bakanı Mattias Tesfaye, yeni vatandaşlık araştırması doğrultusunda Danimarka’da entegrasyonun yeniden değerlendirileceğini söyledi. Röportaj, çalışma ve dil öğrenmekle ilgili değildi. Entegrasyonda en temel amacın ne olduğu konusunda hâlâ şüphesi olan var mı? Tesfaye, safkan bir kültür savaşçısı gibi bir görüntü çiziyor ve İslam karşıtı aşırı sağcı kanadın birazcık olsun arzusunu yol veriyor.

Bakan, “Ben Müslümanım, Danimarkalı değilim” diyen bir sürü insanla karşılaştım. Bu beni gerçekten tedirgin ediyor” dedi ve Müslüman olmaları hasebiyle bunların temel endişelerinin, nesilden nesle İslami kimliklerini korumak olduğunu belirtti.

Sol destekli Sosyal Demokrat hükümetin, İslam karşıtı siyasi eğilimini sürdürmesi elbette yeni bir şey değil. Tesfaye, röportajında “Entegrasyon kendiliğinden olan bir şey değil, onun için değerler mücadelesi kaçınılmazdır. Savaşı kazanmanın önkoşulu en iyi değerlere sahip olduğumuza inanıp mücadele etmektir...” ifadelerini kullandı. Açıkçası bu, tam bir paradoks ve sonsuz ikiyüzlülüktür.

Laik demokrasi ve cinsiyet eşitliği gibi ideallerin, evrensel ve “en iyi değerler” olduğu iddia ediliyor. Ama İslam karşısında entelektüel zayıflık ve İslam’a yönelik histeri, bu değerleri Müslümanlara kanun zoruyla dayatmaya kalkıyor. Düşünce kontrolü, yasaklar ve zorlayıcı önlemler, erken yaşlardan itibaren Danimarka’daki Müslümanların peşini bırakmıyor. Tesfaye, uğradığı hayal kırıklığını dile getiriyor. Zira yapılan bir araştırmaya göre Müslüman nesillerin yaklaşık yarısı, dinsel eleştiriyi kabul etmiyor ve yöneticileri eleştiriye dayalı demokrasinin de içi boş olduğunu düşünüyor.

Düşünce farklılığından dolayı Müslümanlar bu ülkede kriminalize ediliyor. Demokrasiyi savunmadıkları takdirde eleştirel Müslüman muhalifler kamusal alandan dışlanmaya çalışılıyor. Burası Jyllands Posten gazetesinin sözde “dini eleştiri” için standart oluşturduğu, İslam’a ve Müslümanlara hakaretin kolektif bir olgu haline geldiği bir ülkedir. Bakan, bir alan açıyor ve eğitim kurumlarında demokrasi ile din arasındaki bir çatışmadan söz ediyor. “Eller titremeden” savaşılması gerektiğinden bahsediyor. Eğer değerler mücadelesini benimsemezse Batılı toplumların, Avrupa’nın İslamlaşması uyarısında bulunan radikal sağın en sevdiği yazarlardan birini referans olarak gösteriyor.

“Ortada buluşamayız”. Bunu anlamamız gerek. Başka bir ifadeyle biz Müslümanlar Batılı ideallerin en iyisi olduğunu kabul etmek zorundayız, çünkü Tesfaye ve onun gibi düşünenler bunun böyle olduğunu söylüyor.  Entegrasyon Bakanı, bir şey konusunda haklı: Demokrasi kendi rehavetinin tehlikesi altında. İslam’la mücadelede sadece politikacılar değil, demokrasi ve Batı değerleri de rehavet içinde. İnsanlara adil bir şekilde yaklaşılmıyor. Ayrıca entelektüel rehavet de söz konusu. Çaresizlik içindeler. Bu yüzden İslam’a karşı umutsuzca mücadelelerinde kendi temellerini baltalıyorlar. 

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
İskandinavya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
www.hizb-ut-tahrir.dk
E-Mail: info@hizb-ut-tahrir.dk

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER